Ilk Sanayi Devriminden Günümüze

İlk sanayi devrimi yaklaşık 1760’tan 1840’a kadar uzanıyordu. Demiryollarının inşası ve buhar makinesinin icadıyla tetiklenendi, mekanik üretime başlandı. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında başlayan ikinci sanayi devrimi, elektrik ve montaj hattının gelişmesiyle birlikte, seri üretime olanak tanıdı. Üçüncü sanayi devrimi 1960’larda başladı. Genellikle bilgisayar veya dijital devrim olarak adlandırılır çünkü yarı iletkenler, ana bilgisayarlar (1960’lar), kişisel bilgisayarlar (1970’ler ve 80’ler) ve internetin (1990’lar) gelişmesiyle hayatımıza girdi ve iş yaşamı kolaylaştı.

The 4 Industrial Revolutions (by Christoph Roser at AllAboutLean.com)

The 4 Industrial Revolutions (by Christoph Roser at AllAboutLean.com)

Dördüncüsü 2010’lar başladı ve dijital devrime dayanıyor. Daha ucuz ve mobil internet, daha ucuz, daha küçük ve daha güçlü sensörler, yapay zeka ve makine öğrenimi ile bugünkü karakterine ulaştı. özünde bilgisayar donanımı, yazılımı ve ağları olan dijital teknolojiler aslında yeni değil, üçüncü sanayi devriminden sonra, daha sofistike ve entegre haldeler ve sonuç olarak, toplumları ve küresel ekonomiyi dönüştürüyorlar.

Bununla birlikte bu devrim sadece akıllı ve bağlantılı makineler ve sistemler hakkında değil, kapsamı çok daha geniş.Eş zamanlı olarak, gen dizilişinden nanoteknolojiye, yenilenebilir malzemelerden kuantum bilgisayarlarına, robotlara kadar uzanan alanlarda dalgalar halinde daha fazla buluş oluşuyor. Bu devrede, gelişmekte olan teknolojiler ve geniş tabanlı yenilikler, dünyanın bazı bölgelerinde ortaya çıkmaya devam eden öncekilere göre çok daha hızlı ve yaygın olarak yayılıyor.

ilk sanayi devrimine damgasını vurman milin (mil-dingil), Avrupa dışına yayılması neredeyse 120 yıl sürdü. İkinci sanayi devriminin, yaklaşık %17’lik kısmı dünya üzerinde henüz tam olarak yaşanmamış durumda, yaklaşık 1.3 milyar insanın hala elektriğe erişimi yok, henüz İnternet erişimi olmayan 4 milyar insan var, ama, internet on yıldan az bir sürede dünya genelinde yayıldı. Önceki sanayi devrimleriyle kıyaslandığında, dördüncüsü, doğrusal bir tempodan ziyade bir üstel-eksponansiyel olarak gelişmekte ve her ülkede neredeyse her endüstriyi kapsamaktadır. Bu değişikliklerin genişliği ve derinliği, tüm üretim, yönetim ve yönetişim sistemlerinin dönüşümünü müjdeliyor.

Günümüzde mobil cihazlarla bağlanan milyarlarca insanın, daha önce görülmemiş bir işlem gücü, depolama kapasitesi ve bilgiye erişim olanağı sınırsız. Bu olanaklar, yapay zeka, robotik, nesnelerin interneti, otonom araçlar, 3 boyutlu baskı, nanoteknoloji, biyo teknoloji, malzeme bilimi, enerji depolama ve kuantum hesaplama gibi alanlardaki yeni teknolojik gelişmeler ile çoğalacak.

Gelecekte, teknolojik inovasyon, verimlilik ve üretkenlikte uzun vadeli kazanımlarla birlikte arz yönlü bir mucizeye de yol açacaktır. Ulaştırma ve haberleşme maliyetleri düşecek, lojistik ve küresel tedarik zincirleri daha etkin hale gelecek ve yeni pazarlar açılacak ve ekonomik büyüme sağlanacak ticaret maliyeti düşecek.

Bazı ekonomistlere gore bu devrim, özellikle iş gücü piyasalarını bozma potansiyelinde ve daha fazla eşitsizlik yaratabilir. Bozulma aynı zamanda çeviklikten de meydana gelebilir.

Yenilikçi köklü şirketlere araştırma, geliştirme, pazarlama, satış ve dağıtım alanlarında küresel dijital platformlara erişim sayesinde her zamankinden daha hızlı kalite, hız veya değer sağlanır. Artık, fiziksel ürünler ve hizmetler, değerlerini artıran dijital yeteneklerle geliştirilebilir. Yeni teknolojiler, varlıkları daha dayanıklı ve dirençli hale getirirken, veriler ve analizler ise korundukları yöntemi değiştiriyor. Bu arada analitik yoluyla müşteri deneyimleri, veriye dayalı hizmetler ve varlık performansı dünyası, özellikle inovasyon ve bozulmanın gerçekleştiği hızlar göz önüne alındığında yeni işbirliği biçimleri ortaya çıkıyor. Küresel platformların ve diğer yeni iş modellerinin ortaya çıkışı, yetenek, kültür ve örgütsel biçimlerin yeniden ele alınması gerektiği anlamına gelir.

Hükümet sistemlerinin ve kamu otoritelerinin uyum sağlama yeteneği, onların hayatta kalmalarını belirleyecektir. Yıkıcı bir değişim dünyasını kucaklayabileceklerini ispatlarlarsa, yapılarını rekabet güçlerini koruyacaklardır. Evrim geçiremezlerse, artan sıkıntılarla karşılaşacaklar. Bu özellikle düzenleme alanında doğru olacaktır. İkinci Sanayi Devrimi’yle tüm süreç katı bir “yukarıdan aşağıya” yaklaşımı izleyerek doğrusal ve mekanik olacak şekilde tasarlandı. Ancak bu yaklaşım artık mümkün değil. Dördüncü Sanayi Devrimi’nin hızlı değişim ve geniş etkileri dikkate alındığında, yasa koyucular ve düzenleyiciler daha önce görülmemiş derecede zorlanıyor ve çoğunlukla bunun üstesinden gelemiyorlar.

Dördüncü Sanayi Devrimi, ulusal ve uluslararası güvenliğin doğasını da derinden etkileyecektir. Savaş tarihi ve uluslararası güvenlik tarihi, teknolojik inovasyonun tarihidir ve bugün bir istisna değildir. Devletleri içeren modern çatışmalar, geleneksel savaş alanı tekniklerini daha önce devlet dışı aktörlerle ilişkili unsurlarla birleştirerek, giderek “melez” hale gelmektedir. Savaş ve barış, muharip ve muharip olmayan, hatta şiddet ve şiddetsizlik (siber savaş düşünün) arasındaki ayrım rahatsız edici hale geliyor.

Bu süreç gerçekleştikçe ve otonom veya biyolojik silahlar gibi yeni teknolojilerin kullanımı daha kolay hale geldikçe, bireyler ve küçük gruplar kitlesel zarara neden olma konusunda devletlere giderek daha fazla katılacaklar. Bu yeni güvenlik açığı yeni korkulara yol açacaktır. Fakat aynı zamanda, teknolojideki ilerlemeler, örneğin, yeni koruma modlarının geliştirilmesi veya hedeflemede daha büyük bir hassasiyetin geliştirilmesi yoluyla, şiddetin ölçeğini veya etkisini azaltma potansiyeli yaratacaktır.

Dördüncü Sanayi Devrimi, nihayetinde sadece yaptıklarımızı değil, aynı zamanda kim olduğumuzu da değiştirecek. Kimliklerimizi ve onunla ilgili tüm konuları etkileyecek, gizlilik duygumuz, sahiplik kavramlarımız, tüketim kalıplarımız, çalışma ve boş zamanlara ayırdığımız zaman ve kariyerimizi nasıl geliştirdiğimiz, geliştirdiğimiz becerilerimizi, insanlarla nasıl tanıştığımız, ve ilişkilerimiz etkileyecek. Zaten sağlığımızı değiştiriyor bile. Liste sonsuz, çünkü bu noktada eldeki teknoloji ile yapılabilecekler sadece hayal gücümüzle bağlı.

Neticede tüm bu devrimler ve hayaller 5.ci boyut olarak nitelendirilen yazılım ile gerçek dünyayı dijital olarak kodlamamızı sağlayacaklar.

Kaynaklar: https://www.weforum.org/agenda/2016/01/the-fourth-industrial-revolution-what-it-means-and-how-to-respond

https://luminariaz.files.wordpress.com/2017/11/the-fourth-industrial-revolution-2016-21.pdf

(PDF) The Fourth Industrial Revolution. Available from: https://www.researchgate.net/publication/317083578_The_Fourth_Industrial_Revolution

https://www.youtube.com/watch?v=qhLvhYFLoWE

Last updated by at .

Leave a Reply